Rektum kanseri ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

REKTUM KANSERİ AMELİYATLARINDA HANGİ AMELİYAT YÖNTEMLERİ KULLANILMAKTADIR!

Rektum kanseri ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

REKTUM KANSERİ

Rektum, kalın bağırsağın son kısmıdır. Kolonun (kalın bağırsağın) son bölümünün sonunda başlar ve anüse giden dar geçişe ulaştığında sona erer.

Rektumdaki kanser (rektal kanser) ve kolondaki kanser (kolon kanseri), genellikle “kolorektal kanser” olarak anılır.

Rektal ve kolon kanserlerinin birçok yönü benzer olmakla birlikte, tedavileri oldukça farklıdır. Bunun nedeni, rektumun dar bir alanda bulunması, ancak pelvik boşluktaki diğer organlardan ve yapılardan ayrı olmasıdır. Sonuç olarak, rektum kanserinin komple cerrahi olarak çıkarılması zor ve son derece karmaşıktır. Kanserin tekrarlama riskini azaltmak için genellikle ameliyattan önce veya sonra ek tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır.

REKTUM KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Rektum kanserinin sık karşılaşılan belirtileri şunlardır:

  • İshal – Kabızlık – Dışkılamada düzensizlik
  • Dışkıda kan
  • Dışkıda mukus
  • Karın ağrısı
  • Ağrılı bağırsak hareketleri
  • Demir eksikliği anemisi
  • Bağırsağın tamamen boşalmadığı hissi
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Yorgunluk hissi

REKTUM KANSERİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

Rektal kanser, rektumdaki sağlıklı hücrelerin DNA’sında meydana gelen mutasyonlar sonucu ortaya çıkar. Sağlıklı hücreler vücuttaki işlevlerini yerine getirmek için düzenli bir şekilde büyür ve bölünürler. Fakat bir hücrenin DNA’sı hasar gördüğünde hücreler anormal şekilde bölünmeye devam eder. Hücreler bölünüp biriktikçe, vücutta tümör oluşumuna sebep olurlar.

  • Rektum kanserine yakalanma riskini arttıran kalıtsal gen mutasyonları:

Kalıtsal olarak ebeveynlerden çocuklara geçen birtakım gen mutasyonları bireylerin rektum kanserine yakalanma riskini arttırır.

Bu gen mutasyonları şunlardır:

Kalıtsal nonpolifozisli kolorektal kanser (HNPCC): Lynch sendromu olarak da adlandırılan HNPCC, rektum kanserine yakalanma riskini arttırır. HNPCC’li insanlar 50 yaşından önce rektum kanserine yakalanmaya meyillidir.
Ailesel adenomatöz polipozis (FAP): Kolon ve rektumun astarında binlerce polip gelişmesine neden olan nadir bir hastalıktır. Tedavi edilmeyen FAP’lı insanların, 40 yaşından önce kolon veya rektum kanserine yakalanma riski çok yüksektir.

FAP ve HNPCC gibi gen mutasyonları genetik testlerle tespit edilebilir.

Gen mutasyonları dışında rektum kanserine yakalanma riskini arttıran faktörler:

  • İleri yaş: Kolon ve rektum kanser teşhisi konan insanların çoğunluğu 50 yaşından büyüktür.
  • Bireyin kolorektal kanser geçmişi: Önceden rektum veya kolon kanserine yakalanmış olmak kanserin tekrarlama riskini arttırır.
  • Enfeksiyonel bağırsak hastalıkları: Kolon ve rektumda ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi kronik enfeksiyonel hastalıklar, kolorektal kansere yakalanma riskini arttırır.
  • Ailedeki kolorektal kanser geçmişi: Ailede rektum kanserine yakalanmış bireyler varsa risk daha fazladır. Birden fazla aile üyesinde kolon kanseri veya rektal kanser varsa, risk daha da büyüktür.
  • Beslenme: Fazla miktarda kırmızı et, az miktarda sebze tüketimine dayalı beslenme şekli rektum kanserine yakalanma riskini arttırır.
  • Hareketsiz yaşam: Fiziksel aktivite azlığı rektum kanserine yakalanma riskini arttıran sebepler arasındadır.
  • Obezite: Vücut endeksi yüksek olan insanların vücut endeksi normal olan insanlara göre rektum kanserine yakalanma riskleri yüksektir.
  • Sigara ve alkol kullanımı: Sigara içen insanlarda kolorektal kanser riski yüksek olabilir. Düzenli olarak haftada üçten fazla alkollü içki içmek kolorektal kanser riskini artırabilir.
  • Radyasyon tedavisi görmüş olmak: Daha önce kanser tedavisi için karna yönlendirilen radyasyon kolorektal kanser riskini artırabilir.

REKTUM KANSERİ TANISINDA KULLANILAN YÖNTEMLER NELERDİR?

Rektum kanseri genellikle rektal kanama ya da demir eksikliği anemisinin sebebi araştırılırken kullanılan testler sonucu teşhis edilir. Rektum kanseri tanısında kullanılan testler şunlardır:

Kolonoskopi: İnce esnek bir tüpün ucunda bulunan kamera yardımıyla kolon ve rektumun görüntülenmesidir.

Biyopsi: Kolonoskopi sırasında şüpheli görünümlü alanlardan küçük doku numunelerinin çıkarılması işlemidir. Bu doku laboratuvarda analiz edilerek kanserli hücrelerin varlığı test edilir.

Rektum kanseri teşhisi konduktan sonraki adım kanserin kapsamını (evre) belirlemektir. Evreleme, en uygun tedavi yönteminin belirlenmesine yardımcı olur. Aşağıdaki kan testleri ve görüntüleme testleri rektum kanseri evrelemesinde rol almaktadır:

Tam kan sayımı (CBC): Bu test kandaki farklı hücre tiplerinin sayısını bildirir. Bu test, alyuvar sayısının düşük olup olmadığını gösterir, düşük olması da tümörün kan kaybına sebep olduğunun belirtisi olabilir. Yüksek düzeyde akyuvar, rektal bir tümörün rektumun duvarından geçmiş olmasının belirtisi olabilir.

Karsinoembriyonik antijen (CEA): Kanserler bazen kandaki tümör belirteçleri olarak adlandırılan maddeleri üretirler. Böyle bir belirteç olan karsinoembriyonik antijen (CEA), kolorektal kanserli kişilerde normalden daha yüksek olabilir. CEA testi, özellikle hastanın tedaviye verdiği cevabı izlemede yararlıdır.

BT (bilgisayarlı tomografi): Bu görüntüleme testi rektum kanserinin karaciğer ve akciğer gibi diğer organlara yayılıp yayılmadığını belirlemeye yardımcı olur.

Pelvisin MR görüntüsü (manyetik rezonans görüntüleme): MR, rektumdaki tümörleri çevreleyen kasların, organların ve diğer dokuların detaylı bir görüntüsünü sağlar. Ayrıca rektumun yakınında bulunan lenf bezlerini ve rektal duvardaki farklı doku tabakalarını gösterir.

REKTUM KANSERİ EVRELERİ NELERDİR?

Tümörün derecesini belirlemek için tümörden alınan bir doku örneği incelenir. Düşük dereceli tümörler yavaş büyür ve yayılırlar. Aksine, yüksek dereceli tümörler hızla büyür ve yayılır, bu nedenle daha agresif tedavi gerekebilir.

Evre 0: Kanser hücreleri rektumun astarındadır.

Evre I: Kanser hücreleri rektal mukozanın altındadır ve bazen rektal duvarın içine ilerlemiş olabilir.

Evre II: Kanser hücreleri rektal duvarın içine ilerlemiştir ve bazen rektumun yanındaki dokulara ulaşmış olabilir.

Evre III: Tümör rektumun yanındaki lenf düğümlerine, aynı zamanda rektal duvarın dışındaki yapılara ve dokulara yayılmıştır.

Evre IV: Tümör, rektumdan uzaktaki bir organa veya lenf bezlerine yayılmıştır.

REKTUM KANSERİ TEDAVİSİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Rektum kanserinin tedavisi genellikle birden fazla tedavi türünün birleşiminden oluşur. Rektum kanserinin tedavisinde kullanılan yöntemler:

Kemoterapi: Kanser hücrelerini öldürmeyi hedef alan ilaç tedavisidir. Rektum kanseri tedavisinde kemoterapi genellikle ameliyattan önce veya sonra radyasyon tedavisiyle birlikte kullanılır.

Radyasyon tedavisi: Kanser hücrelerini öldürmek amacıyla yüksek enerjili ışınların kullanıldığı tedavi yöntemidir. Kemoterapi veya radyasyon terapisi veya iki yöntem aynı anda kullanıldığında ameliyattan önce tümörü küçülterek vücuttan çıkarılmasını kolaylaştırırken, ameliyat sonrasında uygulandığında kalan kanser hücrelerini öldürerek kanserin tekrarlama riskini azaltır.

Cerrahi seçenekler değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken bazı faktörler vardır. Bunlar tümörün evresi, yeri ve boyutu hastanın genel sağlık durumu, tıbbi geçmişi ve tercihleridir.

Abdominoperineal Rezeksiyon (APR): Anal sfinktere (dışkının istemli/istemsiz tutulmasını sağlayan kas dokusu) çok yakın bulunan rektal tümörler için en iyi tedavi şansı sunar. Bu bölgede kanser olduğunda, cerrah hem tümörü hem de sfinkteri çıkarmak zorundadır. Aksi takdirde, tümörün çevresinde yalnızca sağlıklı doku kalmasını sağlamak mümkün değildir. Sfinkterin çıkarılması dışkının tutulmasını imkânsız kılar. Kolonun sağlıklı ucu karnın alt tarafında açılan bir açıklığa bağlanarak dışkının dışarıdan bu açıklığa bağlanmış bir torbaya boşalmasını sağlar. APR sonrası hastalar ömür boyu dışkılarını bu yolla istemsiz olarak boşaltır.

Koloanal anastomoz: Tümörün sfinkterin en az 1 cm üstünde bittiği durumlarda uygulanabilen sfinkter koruyucu bir prosedürdür. Tüm rektum çıkarıldıktan sonra kolonun ucu kese şekline sokularak yeni bir dışkı kesesi elde edilebilir veya alternatif olarak kolonun ucu doğrudan anüse bağlanabilir.

Low Anterior Rezeksiyon (LAR): Tümörün rektumun üst kısmında bulunduğu durumlarda uygulanabilen bir ameliyattır. Ameliyatta anüse zarar verilmediğinden kolonun sonu rektumun kalan kısmına bağlanak dışkının normal olarak vücudu terk etmesi sağlanır.

Lokal Eksizyon: Rektal tümörün bir miktar sağlıklı doku ve rektal duvarda tümörün altında kalan kısımla birlikte çıkarılmasıdır. Tümörün küçük olduğu erken evrelerinde uygulanabilen bir operasyondur.

Rektal kansere Crohn hastalığı, ülseratif kolit veya genetik yatkınlık sebebiyle yakalanmış kişilerin cerrahi operasyonları bu operasyonlardan daha kapsamlı bir operasyon gerektirebilir. Ayrıca cerrahi öncesi ve sonrası kemoterapiye de ihtiyaç duyulabilir.

Cerrahi Yöntemler

da Vinci Robotik Cerrahi ile Genel Cerrahi Ameliyatları Nasıl Yapılır? Videoyu İzle

Robotik Cerrahi

(Robot Yardımlı Minimal İnvaziv Cerrahi):

Robotik cerrahide, cerrah hastanın yakınındaki bir konsola oturarak, eğilip dönebilen enstrümanları kontrol eder. Yüksek çözünürlüklü 3D kameranın sağladığı, hastanın içinin büyütülmüş görüntüsü ameliyat boyunca cerraha rehberlik eder. Ameliyat bölgesinin görüntüsü ameliyathanedeki bir monitör aracılığıyla hastanın başındaki bir diğer cerraha iletilerek konsol başındaki cerraha yardımcı olmasına olanak sağlanır. Sistemde bulunan cerrah konsolu, cerrahın tüm el hareketlerini, hastanın içindeki enstrümanlara daha küçük, daha kesin ve daha hassas hareketlerle iletir. Cerrah bu enstrümanları kullanarak tümörün yerine göre; rektumun üst kısmını veya tamamını veya yalnızca tümörlü kısmını çıkarır ve dışkıya yeni bir çıkış yolu oluşturduktan sonra ameliyatı sonlandırır. Tüm operasyon hastada açılan birkaç küçük kesiden gerçekleştirildiği için hastanın günlük yaşantısına dönmesi kısa sürer.

Açık Cerrahi:

Açık olarak gerçekleştirilen operasyonlar açılan büyük kesilerden gerçekleştirildiği için hastanın iyileşmesi uzun sürer. Açık cerrahinin en büyük avantajı cerrahın ameliyatı dokuları hissederek gerçekleştirmesidir. Rektum kanseri tedavisinde cerrah açılan büyük kesiden gerekli kısmı çıkarıp dışkının vücudu terk etmesi için yeni bir yol yarattıktan sonra kesiyi kapatarak ameliyatı sonlandırır.

Laparoskopik Cerrahi

(Minimal İnvaziv Cerrahi):

Laparoskopik cerrahi operasyon boyunca hastanın yanında duran bir cerrah tarafından hastada açılan küçük birkaç kesiden gerçekleştirilir. Rektum kanserinin tedavisinde ameliyathaneye bir monitör ile aktarılan, hastanın içinin 2 boyutlu görüntüsü rehberliğinde cerrah ince, uzun laparoskopik aletleri kullanarak tümörü, rektumun kanserli kısmını veya rektumun tamamını vücuttan çıkarır.

Hangi cerrah? Hangi Hastane? Bulunduğunuz bölgeye yakın Robotik cerrahi yöntemini kullanan hastane ve cerrahların iletişim bilgilerine ulaşın.
E-mail listemize kayıt olun, Robotik Cerrahi hakkında bilgilenin.