Böbreküstü bezi ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

BÖBREKÜSTÜ BEZİ AMELİYATLARINDA HANGİ AMELİYAT YÖNTEMLERİ KULLANILMAKTADIR!

Böbreküstü bezi ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

BÖBREKÜSTÜ BEZİ TÜMÖRÜ

Böbreküstü bezleri böbreklerin üstünde bulunan yaklaşık 10 gram ağırlığındaki sarımsı endokrin sistem hormonlarını üreten bezlerdir. Bu hormonlar kan yoluyla taşınarak vücuttaki diğer organ veya hücrelerin aktivitesi üzerinde etkili olan kimyasallardır.

Adrenal bezler olarak da bilinen böbreküstü bezlerinin ayrı ayrı işlev gören 2 ana kısmı vardır:

Adrenal korteks: Böbreküstü bezlerinin dış kısmı korteks olarak adlandırılır. Adrenal korteks 3 ana hormonun üretiminde görev yapar: kortizol, aldosteron ve dehidroepiandrosteron (DHEA). Bu hormonlar metabolizmayı, kan basıncını, saç uzamasını ve vücut şekli gibi vücut özelliklerini kontrol eder.

Adrenal medulla: Adrenal bezlerin iç kısmı medulla olarak adlandırılır. Adrenal medulla 3 hormonun üretiminde görev yapar: epinefrin, norepinefrin ve dopamin. Sıklıkla katekolamin denilen bu hormonlar, adrenalin artışı da dahil olmak üzere vücudun strese verdiği tepkileri kontrol eder.

BÖBREKÜSTÜ BEZİ TÜMÖRÜ NEDİR?

Vücuttaki sağlıklı hücrelerde birtakım değişimler (mutasyonlar) başlar ve bu hücreler büyüyerek vücutta kitle oluşmasına sebep olur. Bu kitle (tümör) kanserli (malignant) ya da kansersiz (benin) olabilir. Kanserli tümör büyüyebilir ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. İyi huylu bir tümör (benin) büyüyebilir fakat vücuda yayılmaz.

Böbreküstü bezi tümörü çok fazla hormon üretebilir, bu tip tümörlere “işlevli tümör”, hormon üretmeyen böbreküstü bezi tümörüne ise ‘’işlevsiz tümör’’ denir.

Adrenal tümörler böbreküstü bezlerinde başlamış veya başka organlardan metastaz yaparak böbreküstü bezlere sıçramış olabilir. Böbreküstü bezlerinde başlayan çeşitleri şunlardır:

Adenom (Adenokortikal adenom): Bu böbreküstü bezi tümörünün en yaygın türüdür. Adrenal kortekste başlayan işlevsiz ve iyi huylu bir tümördür. Genellikle semptomlara neden olmaz.

Adrenokortikal karsinom: Kanserli böbreküstü bezi tümörünün en yaygın türü olmasına rağmen nadir rastlanan bir kanserdir. Adrenal kortekste başladığı için adrenal kortikal karsinom olarak da bilinir. Adrenokortikal karsinom işlevli veya işlevsiz bir tümör olabilir. Eğer işlevlil ise birden fazla hormon üretebilir.

Nöroblastom: Çocukluk döneminde adrenal medullada başlayan böbreküstü bezi kanseri türüdür.

BÖBREKÜSTÜ BEZİ KANSERİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

Böbreküstü kanserine yakalanma riskinde rol oynayan faktörler şunlardır:

  • Bazı kalıtsal koşullar
  • Ailenin böbreküstü bezi kanseri geçmişi

BÖBREKÜSTÜ BEZİ KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Adrenal bez tümörünün belirtileri şunlara bağlı olarak değişkenlik gösterebilir:

  • Tümörün işlevli olup olmadığı
  • Aşırı üretilen hormona
  • Tümörün böbreküstü bezde başlayıp başlamadığına

Böbreküstü bezi kanserinin belirtileri şunlardır:

  • Yüksek tansiyon
  • Düşük potasyum seviyesi
  • Kalp çarpıntısı
  • Sinirlilik
  • Endişe ya da panik atak hissi
  • Baş ağrısı
  • Aşırı terleme
  • Diyabet
  • Karın ağrısı
  • Açıklanamayan kilo alma veya kilo verme
  • Anormal kıl gelişimi
  • Cinsel organ değişiklikleri
  • Anormal sivilcelenme

BÖBREKÜSTÜ BEZİ KANSERİNİN TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Böbreküstü bezi tümörünü teşhis etmek için kan ve idrar testlerinde tümörün işlevli ya da işlevsiz olduğunu belirleyen maddelerin varlığı test edilmektedir. Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) taraması, bir böbreküstü bezi tümörünün kanserli olup olmadığını değerlendirmek ve teşhis etmek için yararlı olabilir. Görüntüleme testleri, kanserli bir tümörün yayılıp yayılmadığını bulmak için de kullanılabilir.

Kan ve İdrar testleri: Kanserin işlevli veya işlevsiz olduğunu gösteren adrenal hormonlarının miktarının ölçülmesine yardımcı olur. Bazı durumlarda 24 saatlik idrar örneğine ihtiyaç duyulabilir. Bu durumda hastadan 24 saat boyunca tüm idrarını toplaması istenir. Test sonuçları çeşitli hormonların ne kadar hızlı üretildiğini gösterir. Kan ve idrar testlerinde izlenen diğer hormon stres hormonu olan kortizoldür. Spesifik bir test olan deksametazon supresyon testi ile kortizol düzeyleri kontrol edilir. Bu test uygulanmadan önceki akşam hap kullanılması gerekebilir. Bu hap, vücutta kortizol gibi davranan bir ilaç içerir ve adrenal tümörü olmayan bir kişi bu hapı kullandığında vücudu daha az kortizol üretir. Fakat kişide böbreküstü bezi tümörü varsa ilacı aldıktan sonra bile kortizol seviyesi yüksek kalacaktır. Eğer bir hasta test öncesi bitkisel de olsa ilaç kullandıysa doktorunu bu konuda bilgilendirmelidir. Çünkü kullanılan tüm ilaçlar test sonuçlarını etkileyecektir.

Biyopsi: Laboratuvarda incelenmek üzere az miktarda dokunun çıkarılmasıdır. Kanserin vücudun başka bir yerinde başladıktan sonra böbreküstü bezine yayılmış olduğundan şüphelenilirse, kanserin nerede başladığını bulmak için de uygulanabilir. Biyopside dokuyu toplamak için dar, içi boş bir iğne kullanılır. Buna ince iğne biyopsisi veya ince iğne aspirasyonu denir. Biyopsi, iğneyi doğrudan tümöre yönlendirmek için görüntüleme yöntemleri kullanan bir radyolog tarafından gerçekleştirilir. Bir patolog daha sonra biyopsi sırasında çıkarılan numuneleri analiz eder.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): Hastaya farklı açılardan gönderilen x-ışınlarını kullanılarak vücudun iç kısmının 3 boyutlu resmini oluşturur.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Manyetik alanlar kullanılarak vücudun ayrıntılı görüntüleri elde edilir. MR görüntüleri tümörün boyutunu ölçmek için de kullanılabilir.

Bu tanı testlerinin her biri her durumda uygulanmayabilir. Tanı testleri seçilirken göz önünde bulundurulan faktörler şunlardır:

  • Şüphelenilen tümörün türü
  • Belirtiler
  • Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu
  • Daha önce uygulanan testlerin sonuçları

BÖBREKÜSTÜ BEZİ KANSERİNİN EVRELERİ NELERDİR?

Kanser tedavisine karar verilirken kanserin evresinin bilinmesi gereklidir. Böbreküstü bezi kanserinin evreleri şunlardır:

Evre 1: Tümör 5 cm’den küçüktür ve çevre dokulara, lenf düğümlerine ya da vücudun diğer bölgelerine yayılmamıştır.

Evre 2: Kanser 5 cm’den büyüktür fakat çevre doku ve organlara, lenf düğümlerine ya da vücudun diğer bölgelerine yayılmamıştır.

Evre 3: Böbreküstü bezi 3. evre kanseri 2 şekilde olabilir.

– Tümör her boyutta olabilir fakat böbreküstü bezinin dışına sıçramamıştır. Yakın lenf düğümlerine yayılmıştır.

– Kanser böbreküstü bezinin dışındaki yağ dokuya sıçramıştır. Lenf düğümlerine yayılmamıştır.

Evre 4: Böbreküstü bezi 4. evre kanseri 3 şekilde görülebilir.

– Kanser böbreküstü bezinin dışındaki yağ dokusuna ve yakın lenf düğümlerine yayılmıştır.

– Kanser böbreküstü bezinden yakın organ veya dokulara yayılmıştır. Lenf düğümlerine yayılmış veya yayılmamış olabilir. Vücudun uzak bölgelerine yayılmamıştır.

– Kanser her boyutta olabilir, yakın dokulara veya lenf düğümlerine yayılmış veya yayılmamış olabilir. Vücudun uzak bölgelerinde de kanser hücreleri vardır.

BÖBREKÜSTÜ BEZİ TÜMÖRÜNÜN TEDAVİSİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Tedavi seçenekleri, tümörün tipi ve evresi, olası yan etkileri ve hastanın tercihleri ve genel sağlığı gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Böbreküstü bezi kanserinin tedavisinde uygulanan yöntemler şunlardır:

Hormon tedavisi

Böbreküstü bezi tümörleri aşırı miktarda hormon üretebildiğinden, diğer hormonların düzeylerini kontrol etmek için çeşitli ilaçlar önerilebilir. Ameliyat öncesi ve sonrası hormon dengesindeki değişiklikler hormon tedavisi gerektirebilir.

Kemoterapi

Kemoterapi, tümör hücrelerini yok etmek için genellikle hücrelerin üreme ve bölünme yeteneğini durduracak ilaçların kullanılmasıdır. Kemoterapi ilaçları doğrudan damara enjekte edilerek veya hap şeklinde yutularak alınabilir ve tümör hücrelerine ulaşmak için kan dolaşımına girer.

Kemoterapi tedavisi genellikle belli bir süre boyunca ve belirli sayıda uygulanır. Bir hasta tek seferde bir ilacı veya farklı ilaçların kombinasyonlarını alabilir.

Kemoterapinin yan etkileri kişiye ve kullanılan doza bağlıdır, ancak yorgunluk, enfeksiyon riski, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi ve iştahsızlık en çok görülen yan etkileridir. Tedavi bittikten sonra bu yan etkiler genellikle kaybolur.

Radyasyon tedavisi

Radyasyon tedavisi, tümör hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili x-ışınlarının veya diğer parçacıkların kullanılmasıdır. Böbreküstü bezi tümörleri çok nadir durumlarda radyasyon tedavisi gerektirir.

En yaygın radyasyon tedavisi türünde, vücudun dışındaki bir makineden vücudun belli noktalarına ışınlar gönderilir ve harici ışınlı radyasyon terapisi olarak adlandırılır. Bir radyasyon terapisi genellikle belli bir süre boyunca verilen belli sayıda tedaviden oluşur.

Radyasyon terapisinden kaynaklanan yan etkiler, yorgunluk, hafif deri reaksiyonları ve karın ağrısıdır. Tedavi bittikten hemen sonra çoğu yan etki ortadan kalkar.

Cerrahi Yöntemler:

Böbreküstü bezi kanseri ameliyatında tümör ve gerekirse tümörü çevreleyen bir miktar sağlıklı doku çıkarılır. Adrenalektomi olarak adlandırılan bu operasyon kanserli böbreküstü bezinin tümör ile birlikte veya her iki böbreküstü bezinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Böbreküstü bezi kanseri ameliyatı için uygulanabilen cerrahi yöntemler şunlardır:

da Vinci Robotik Cerrahi ile Üroloji Ameliyatları nasıl yapılır?

Robotik Cerrahi

(Robot Yardımlı Minimal İnvaziv Cerrahi):

Robotik cerrahide, cerrah hastaya 3-4 metre mesafede bulunan konsolunda 3 boyutlu görüntü rehberliğinde insan elinden daha fazla hareket kabiliyetine sahip enstrümanları kontrol ederek ameliyatı gerçekleştirir. Sistem cerrahın bütün el hareketlerini hastanın içindeki enstrümanlara anlık olarak iletir. Hastada açılan birkaç küçük kesi ile gerçekleştirilebilen robotik böbreküstü bezi ameliyatı sonrası hastanın günlük aktivitelere dönme süresi oldukça kısadır.

Açık Cerrahi:

Genellikle böbreküstü bezindeki tümörün büyük ebatlarda olduğu durumlarda önerilir. Cerrah kaburganın altına veya hastanın vücudunun kenarlarına büyük kesiler açar. Cerrah bu kesiler yoluyla böbreküstü bezlerine ve onlara bağlı damarlara ulaşır. Böbreküstü bezlerinin çevre dokularla bağlantısını kestikten sonra bu damarları kapatarak kanamayı önler. Çevre dokularla bağlantısı kesilen böbreküstü bezleri vücuttan çıkarıldıktan sonra hastada açılan büyük kesi kapatılarak ameliyat sonlandırılır.

Laparoskopik Cerrahi

(Minimal İnvaziv Cerrahi):

Tümör boyutunun küçük olduğu durumlarda kullanılabilen bu yöntemde cerrah ışıklı bir kameranın sağladığı 2 boyutlu görüntü rehberliğinde özel aletleri kullanarak ameliyatı gerçekleştirir. Deride açılan küçük kesilerden gerçekleştirilen minimal invaziv bir tekniktir. Laparoskopik böbreküstü bezi kanseri ameliyatı tümörün konumuna ve cerrahın tecrübesine bağlı olarak karından veya sırttan yapılabilir.

Hangi cerrah? Hangi Hastane? Bulunduğunuz bölgeye yakın Robotik cerrahi yöntemini kullanan hastane ve cerrahların iletişim bilgilerine ulaşın.
E-mail listemize kayıt olun, Robotik Cerrahi hakkında bilgilenin.