Vezikoüreteral reflü ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ AMELİYATLARINDA HANGİ AMELİYAT YÖNTEMLERİ KULLANILMAKTADIR!

Vezikoüreteral reflü ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ

Üriner sistem böbrekleri, üreterleri, mesaneyi ve idrar yollarını içerir. Bunların her biri atıkların vücuttan atılmasında rol oynar. Böbrekler karnın arkasında bulunan fasulye şeklinde organlardır ve kandan atıkları, suyu ve elektrolitleri filtrelerler.

Vezikoüreteral reflü böbrekleri mesaneye bağlayan tüpler yani üreterlerdeki idrarın mesaneden tüplere geri akışıdır. Normalde yalnızca böbreklerden mesaneye akması gereken idrar, vezikoüreteral reflüsü olan kişilerde tersi yöne de gidebilir. Genellikle bu durum bebeklerde ve çocuklarda görülür. Tedavi edilmeyen vezikoüreteral reflü böbrek hasarına neden olabilen üriner sistem enfeksiyonuna yakalanma riskini arttırır.

Vezikoüreteral reflü birincil veya ikincil olarak sınıflandırılır. Birincil vezikoüreteral reflü ile doğan çocukların idrarının geri akmasını engelleyen kapakçıklarında bozulma vardır. İkincil vezikoüreteral reflü, çoğunlukla enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan bir idrar yolları bozukluğundan kaynaklanmaktadır.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Vezikoüreteral reflü hastalığı olan insanlarda idrar yolu enfeksiyonları sıkça görülür. İdrar yolu enfeksiyonları her zaman belirtilere sebep olmasa da başlıca belirtileri şunlardır:

İdrar yaparken yanma hissi

Sık sık, az miktarda idrar yapmak

Kanlı veya kokulu idrar

Yüksek ateş

Karında veya belde ağrı

Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonlarının teşhisi zor olabilir. Bazı belirtileri şunlardır:

Açıklanamayan yüksek ateş

İshal

İştahsızlık

Sinirlilik

İdrar yolu enfeksiyonu dışında vezikoüreteral reflü farklı belirtilere de sebep olabilir. Bunlar:

Altına kaçırmak

Kabızlık

Yüksek tansiyon

İdrarda protein

Böbrek yetmezliği

Böbreklerden birinin veya her ikisinin idrar toplama yapılarının şişmesidir

VEZİKOÜRETERAL REFLÜNÜN SEBEPLERİ NELERDİR?

Vezikoüreteral reflü hastalığına yakalanma riskini arttıran faktörler şunlardır:

Cinsiyet: Doğuştan bir kusurdan kaynaklanan vezikoüreteral reflü erkeklerde daha çok görülürken sonradan gelişen vezikoüreteral reflü kızlarda erkeklerden iki kat daha fazla görülür.

Yaş: 1 yaşını doldurmamış bebeklerde görülme riski, daha büyük çocuklarda görülme riskinden daha fazladır.

Aile geçmişi: Birincil yani doğuştan bir kusurdan kaynaklanan vezikoüreteral reflü hastalığına yakalanma riski, ebeveynleri bu hastalığı geçirmiş olan çocuklarda daha yüksektir. Hatta kardeşleri bu hastalığı geçirmiş olan çocuklarda da risk yüksektir. Bu yüzden ailede herhangi birinde vezikoüreteral reflü görülmüşse çocuğa tarama testleri uygulanması önerilmektedir.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ HASTALIĞININ SEBEP OLDUĞU KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Vezikoüreteral reflü hastalığının sebep olduğu komplikasyonların başında böbrek hasarı gelir. Reflü ne kadar şiddetli olursa komplikasyonlar da o kadar ciddi olur.

Vezikoüreteral reflü hastalığının komplikasyonları şunlar olabilir:

Böbrek yaralanması: Tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları böbrek dokusunda kalıcı hasar olan reflü nefropatisi de denilen yara izine neden olabilir. Böbreklere virüs bulaşması da zamanla yara oluşmasına sebep olabilir ve bu büyük yaralar da yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Yüksek tansiyon (hipertansiyon): Böbreklerin işlevlerin tam olarak yerine getiremeyip böbrekte atıkların artmasına sebep olabilir ve bu da kan basıncını yükseltir.

Böbrek yetmezliği: Böbreklerin filtreleme işlevinin yapıldığı bölgede yara oluşması böbreğin işlevini kaybetmesine neden olabilir. Bu durum zamanla gelişebildiği gibi aniden de ortaya çıkabilir.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ HASTALIĞININ TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

İdrar tahlilleri: İdrar örneğinin laboratuvarda analiz edilmesidir. İdrar yolu enfeksiyonu varlığını ortaya çıkarabilir. Fakat kesin tanının konması için farklı testler de gereklidir.

Böbrek ve mesane ultrasonu: Böbrek ve mesanenin görüntülerini elde etmek için yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanılmasıdır. Yapısal anormalliklerin saptanmasına yardımcı olur. Genellikle bebeğin gelişimini izlemek için hamilelik sırasında da kullanılan bu teknoloji aynı zamanda bebekteki şişmiş böbrekleri de ortaya çıkarabilir.

Voiding sistoüretrografi(VSUG): Mesane doluyken ve boşalırken röntgeni çekilir. Anormalliklerin görüntülenmesini sağlar. Çocuğun idrar yoluna bir kateter yerleştirilir ve bu kateter yoluyla mesaneye bir çeşit boya maddesi enjekte edilir. Mesanenin farklı açılardan röntgeni çekilir ve kateter kaldırılır ve idrar yollarında anormallik olup olmadığını test etmek için çocuk idrarını yaparken de röntgeni çekilir.

Nükleer tarama: Radyonüklid sistografi olarak da bilinen prosedürde voiding sistoüretografide uygulanan yöntem uygulanır. Tek farkı enjekte edilen madde boya maddesi değil radyoaktif bir maddedir. Tarayıcı bu maddeyi algılar ve işeme fonksiyonunun doğru çalışıp çalışmadığının test edilmesini sağlar. Test sonrası çocuğun idrarı, enjekte edilen madde sebebiyle pembemsi olabilir.

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavi seçiminde hastanın yaşı, vezikoüreteral reflünün şiddeti, böbreğin etkilenme durumu, işeme alışkanlıkları, ailenin sosyokültürel durumu gibi birçok faktör göz önünde bulundurulmaktadır.
Böbrek hasarına sebep olmamış hafif dereceli vezikoüreteral reflünün tedavisinde enfeksiyondan koruma ve mesane rehabilitasyonu için ilaç tedavisi uygulanır ve takip yapılır.

İlaç Kullanımı

Eğer idrar yolu enfeksiyonları varsa böbrekleri etkilemeden önce mutlaka antibiyotik kullanımıyla tedavi edilmelidir. Antibiyotik kullanan hastalar tedavi süreci boyunca izlenmelidir. Antibiyotik kullanımına rağmen oluşabilecek enfeksiyonlar için rutin kontroller yapılmalıdır.

Cerrahi Tedavi

Vezikoüreteral reflü tedavisinde uygulanan cerrahi tedavinin amacı idrarın geriye doğru akmasını ve üreterin tıkanmasını engellemek amacıyla mesane ve üreter arasındaki kapakçığın onarılmasını içerir. Vezikoüreteral reflü ameliyatlarında kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:

da Vinci ile Üroloji Cerrahisi Ameliyatları Nasıl Yapılır?

Robotik Cerrahi

(Robot Yardımlı Minimal İnvaziv Cerrahi):

Robotik cerrahi iki cerrahın katılımıyla gerçekleştirilen, robotun 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü kamerasının ve insan elinden daha fazla hareket kabiliyetine sahip enstrümanlarının kullanıldığı bir cerrahi yöntemdir. Ameliyatı gerçekleştiren cerrah hastaya birkaç adım mesafedeki cerrah konsolundan robotun enstrümanlarını kontrol ederken, hastanın başında duran bir diğer cerrah ameliyat süresi boyunca konsol başındaki cerraha yardımcı olur. Robotik vezikoüreteral reflü ameliyatı hastanın karnında açılan birkaç küçük kesiden gerçekleştirilir. Yaralar çok küçük olacağından hastanın iyileşmesi oldukça hızlı olur.

Açık Cerrahi:

Genel anestezi altında yapılan bu yöntemde hastanın sorunlu kapakçığının bulunduğu tarafta, karnının alt kısmında büyük bir kesi açılır. Ameliyat sonrası kısa bir süre idrarın boşalması için kateter bağlı tutulur.

Laparoskopik Cerrahi

(Minimal İnvaziv Cerrahi):

Üreterden ince bir tüp içinden iletilen bir kamera yardımıyla hastanın mesanesi görüntülenir. Kameranın sağladığı görüntü rehberliğinde bozuk olan kapakçığın düzgün bir şekilde kapanmasını sağlamak için üreterin etrafına bir araç yerleştirir.

Hangi cerrah? Hangi Hastane? Bulunduğunuz bölgeye yakın Robotik cerrahi yöntemini kullanan hastane ve cerrahların iletişim bilgilerine ulaşın.
E-mail listemize kayıt olun, Robotik Cerrahi hakkında bilgilenin.