Uyku apnesi ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

UYKU APNESİ AMELİYATLARINDA HANGİ AMELİYAT YÖNTEMLERİ KULLANILMAKTADIR!

Uyku apnesi ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

UYKU APNESİ NEDİR?

Uyku apnesi, hasta uyurken meydana gelen, nefes almanın istemsiz olarak kesilmesidir. Her tipteki uyku apnesinin asıl sebepleri farklıdır. Tedavi edilmemiş uyku apneli insanların, uyku sırasında, bazen yüzlerce kez ve çoğunlukla bir dakika veya daha uzun süre solunumu durmaktadır. Çoğu durumda uyuyan hastalar bu nefes durmalarından habersizdir, çünkü tam bir uyanışa neden olmazlar.

Uyku apnesi, solunumun defalarca durduğu ve başladığı potansiyel olarak ciddi bir uyku bozukluğudur. Yüksek sesle horlamak veya tam zamanlı bir gece uykusundan sonra bile yorgun hissetmek uyku apnesini işaret eder.

Başlıca uyku apnesi türleri şunlardır:

Tıkayıcı uyku apnesi: Boğaz kasları gevşediğinde ortaya çıkan, en yaygın görülen uyku apnesi tipidir.

Merkezi uyku apnesi: Beyin, solunumu kontrol eden kaslara uygun sinyaller göndermediğinde ortaya çıkar.

Kompleks uyku apnesi: Tedavide ortaya çıkan, merkezi uyku apnesi olarak da bilinen kompleks uyku apnesi sendromu, hem tıkayıcı uyku apnesi hem de merkezi uyku apnesine sahip kişilerde görülür.

UYKU APNESİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Tıkayıcı ve merkezi uyku apnelerinin belirtileri ve semptomları çakışır ve bazen uyku apnesi türünün belirlenmesini zorlaştırır. Tıkayıcı ve merkezi uyku apnelerinin en yaygın belirtileri ve semptomları şunları içerir:

  • Yüksek sesle horlama
  • Uykudaki nefes kesilmesi süreçleri
  • Nefes darlığı sebebiyle ani uyanışlar
  • Kuru bir ağız veya boğaz ağrısı ile uyanmak
  • Sabah baş ağrısı ile uyanmak
  • Uykuda zorluk (uykusuzluk)
  • Dikkat toplama sorunları
  • Sinirlilik

UYKU APNESİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

Tıkayıcı uyku apnesi, boğazınızın arkasındaki kasların gevşemesiyle ortaya çıkar. Bu kaslar damak, bademcikler, boğazın yan duvarları ve dilden oluşur. Kaslar gevşediğinde solunum yolu daralır ya da nefes alırken kapanabilir ve yeterli miktarda nefes alamamaya neden olur. Bu da kandaki oksijen seviyesini düşürebilir. Beyin nefes alamayacağınızı sezer ve havayolunuzu tekrar açabilmeniz için sizi uykunuzdan uyandırır. Bu uyanış genellikle hatırlamadığınız kadar kısa olur. Tıkayıcı uyku apneli hastalar uykularının kesildiğinin farkında olmayabilirler. Aslında, bu tip uyku apnesi olan bazı insanlar bütün gece iyi uyuduklarını düşünürler.

Merkezi uyku apnesi, beyin nefes alan kaslara sinyaller göndermediğinde oluşan uyku apnesinin daha seyrek bir formudur. Hastalar nefes darlığı ile uyanabilir ve uykuya dalmakta zorlanabilirler.

Uyku apnesinin riskini arttıran birtakım faktörler vardır:

Fazla kilo: Obez olan insanlarda normal kilolu insanlara göre uyku apnesi riski dört kat daha fazladır. Üst solunum yolunun etrafındaki yağ birikintileri nefesi engelleyebilir. Ancak uyku apnesi olan herkes aşırı kilolu değildir.
Boyun çevresi: Daha kalın boynu olan insanlar daha dar hava yollarına sahip olabilir. Erkeklerde boyun çevresi 43 santimetre ve daha geniş ise risk artmaktadır. Kadınlarda boyun çevresi 38 santimetre ve daha kalın ise risk artmaktadır.
Dar havayoluna sahip olmak: Bazı insanların genetik olarak havayolu dar olabilir ya da bademcikler veya adenoidler büyümüş olabilir. Bu sebepler solunum yolunu tıkayabilir.
Cinsiyet: Erkeklerde uyku apnesi olma ihtimali kadınlara göre iki kat daha fazladır. Ancak, kadınlar kilolu oldukları takdirde risklerini arttırır ve menopoz sonrasında yakalanma riskleri de artar.
Yaş: Uyku apnesi yaşı ileri insanlarda önemli ölçüde daha sık görülür.
Aile öyküsü: Uyku apnesi olan aile üyelerine sahip kişiler, büyük oranda risk grubunda demektir.
Alkol ve sakinleştirici kullanımı: Bu maddeler boğazdaki kasları rahatlatır ve uyku apnesi riskini arttırır.
Sigara içmek: Sigara içenlerin hiç sigara içmeyenlere göre tıkayıcı uyku apnesine yakalanma ihtimalleri üç kat fazladır. Sigara, üst solunum yolunda iltihaplanma ve sıvı tutma miktarını artırabilir. Sigarayı bıraktıktan sonra bu risk muhtemelen düşer.
Burun tıkanıklığı: Burundan nefes almakta zorluk çekiliyorsa – ister anatomik bir sorun olsun ister alerjik olsun -, tıkayıcı uyku apnesi geliştirme riski daha yüksektir.
Kalp rahatsızlıkları: Konjestif kalp yetmezliği olan insanlar merkezi uyku apnesi riski taşırlar.
İnme: İnme geçiren insanlar merkezi uyku apnesi riski taşımaktadırlar.

KOMPLİKASYONLAR

Uyku apnesi ciddi bir tıbbi durumdur. Komplikasyonları aşağıdakileri içerebilir:

Gündüz yorgunluğu: Uyku apnesi yüzünden sürekli uyanmak dinlendirici bir uykuyu imkânsız kılar. Bu yüzden uyku apnesi olan insanlar gündüzleri genellikle uykusuzluk, yorgunluk ve huzursuzluk yaşarlar.

Yüksek tansiyon veya kalp problemleri: Uyku apnesi kandaki oksijen seviyelerindeki ani düşmelere sebep olarak kan basıncını artırır ve kardiyovasküler sistemi zorlar. Tıkayıcı uyku apnesi varsa, yüksek tansiyon (hipertansiyon) riski daha fazladır.

Tıkayıcı uyku apnesi, tekrarlayan kalp krizi ve inme riskini artırabilir.

Tip 2 diyabet: Uyku apnesi olan insanlarda uyku bozukluğu olmayan insanlara kıyasla insülin direnci ve tip 2 diyabet gelişme olasılığı daha yüksektir.

Metabolik sendrom: Bu bozukluk, daha yüksek bir kalp hastalığı riski ile bağlantılı diğer risk faktörlerinin bir birleşimidir. Metabolik sendromu oluşturan koşullar, yüksek tansiyon, anormal kolestrol, yüksek kan şekeri ve genişlemiş bel çevresini içerir.

İlaçlar ve ameliyat komplikasyonları: Tıkayıcı uyku apnesi, bazı ilaçlar ve genel anestezide de endişe kaynağıdır. Uyku apneli hastalar, ameliyat olmadan önce, uyku apnesi olduğu konusunda doktorunu bilgilendirmelidir.

Karaciğer sorunları: Uyku apneli hastaların karaciğer fonksiyon testlerinde anormal sonuçlara sahip olma olasılığı daha yüksektir. Bu, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olarak bilinen bir durumdur.

UYKU APNESİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Belirtiler değerlendirildikten sonra hastanın genel sağlık durumu değerlendirilir ve fiziksel bir muayene uygulanır. Eğer tüm belirtiler uyku apnesine işaret ediyorsa uyku sırasında solunum ve diğer vücut fonksiyonlarının gece boyunca izlenmesini içeren bir test uygulanır. Uyku apnesini saptamaya yönelik testler şunları içerebilir:

Gece polisomnografisi: Bu test sırasında kalp, akciğer ve beyin aktivitesi, solunum şekli, kol ve bacak hareketleri ve kandaki oksijen seviyeleri izlenir.
Ev uyku testleri: Bazı durumlarda, doktorunuz uyku apnesini teşhis etmek için evde kullanılmak üzere basitleştirilmiş testler yapabilir. Bu testler genellikle kalp atış hızı, kandaki oksijen seviyesi ve solunum şekillerini ölçmeyi içerir. Uyku apnesi varsa, test sonuçları, apneler sırasında ve sonrasında uyanma olaylarıyla birlikte oksijen seviyenizde düşüşler gösterecektir.

Uyku testleri dışında havayolunu oluşturan yumuşak dokuların hacimlerini ve havayolundaki daralan alanları incelemek üzere bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi görüntüleme testleri uygulanabilir. Bunlar dışında hastanın havayolundaki tıkanmanın seviyesini ve şeklini değerlendirmek üzere uyku endoskopisi de uygulanabilir. Uyku endoskopisinde hastaya anestezi ilaçları uygulanarak gece uykusunu taklit etmesi sağlanır. Hasta anestezi altındayken burun yoluyla girilerek yapılan endoskopide tıkanma seviyesi değerlendirilir.

TEDAVİLER VE İLAÇLAR

Daha hafif uyku apne vakalarının tedavisi için, kilo verme veya sigarayı bırakma gibi yalnızca yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilir. Alerjilerin iyileştirilmesi için kullanılan ilaçlar da uyku apnesinin iyileştirilmesinde kullanılabilir. Bu önlemler belirtileri iyileştirmezse veya apne şiddetli veya orta derecedeyse kullanılan bazı cihazlar tıkalı hava yolunun açılmasına yardımcı olabilir. Cihazların da yeterli olmadığı durumlarda cerrahi uygulanabilir. Tıkayıcı uyku apnesi tedavileri aşağıdakileri içerebilir:

Tedaviler

Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP): Orta ve şiddetli uyku apnesi olan hastalar uyurken kullandıkları maske ile hava basıncı veren bir makineden yararlanabilirler. Bu cihazdaki hava basıncı çevredeki hava basıncından biraz daha yüksektir ve üst solunum yollarını açık tutarak apneyi ve horlamayı engeller.

CPAP, uyku apnesinin tedavisinde en yaygın ve güvenilir yöntem olmasına rağmen, bazı hastalar rahatsız edici bulmaktadır. CPAP makinesinde ayarlanan basınç hastanın kilosuyla alakalıdır. Yani kilo değişimleri yaşandığında cihazın basıncı değiştirilmelidir.

Diğer hava yolu basıncı cihazları:
Otomatik-CPAP: Ayarlanması gereken basıncı otomatik olarak hastaya verir.
İki seviyeli pozitif hava yolu basıncı (BPAP): Nefes alırken daha fazla basınç, verirken ise daha az basınç sağlarlar.
Ekspirasyonel pozitif hava yolu basıncı (EPAP): Bu küçük, tek kullanımlık cihazlar, uyumadan önce her burun deliğine yerleştirilir. Cihaz, havanın serbestçe hareket etmesini sağlayan bir kapakçıktır.

Ağız yoluyla kullanılan aletler: Başka bir seçenek de boğazı açık tutmak için tasarlanmış bir ağızlık kullanmaktır. CPAP, oral uygulamalardan daha güvenilirdir, ancak ağız yoluyla kullanılan aletlerin kullanımı daha kolay olabilir. Bazıları çeneyi öne getirerek boğazınızı açmak üzere tasarlanmıştır; bu bazen horlamayı ve hafif obstrüktif uyku apnesini rahatlatabilir.

CERRAHİ:

Ameliyat genellikle diğer tedaviler başarısız olduğunda uygulanan bir tedavi şeklidir. Genellikle, cerrahi düşünmeden önce diğer tedavi seçeneklerinin en az üç ayda bir denenmesi önerilir. Eğer uyku apnesinin sebebi çene yapısındaki bozukluklarsa cerrahi ilk seçenek olarak uygulanabilir.

Uyku apnesi ameliyatının amacı, burun ve boğazdaki havayollarını genişletmektir. Uygulanabilecek cerrahiler şunlardır:

Doku çıkarma: Cerrah, uvulopalatofarinkoplasti olarak adlandırılan bu işlem sırasında, ağzın arka kısmında, boğazının üstündeki dokuyu çıkarır. Bademcikler ve adenoidler de genellikle çıkarılır. Bu tür bir cerrahi, boğazdaki yapıların titreşmesini ve horlamaya neden olmasını önlemede başarılı olabilir ama obstrüktif uyku apnesi için tam anlamıyla bir tedavi olarak kabul edilmez.

Çeneyi yeniden konumlandırma: Bu prosedürde, çene yüz kemiklerinden ileri doğru hareket ettirilir. Maksillomandibular ilerletme olarak bilinen bu işlem, dilin ve yumuşak damağın arkasındaki alanı genişleterek tıkanma olasılığını azaltır.

İmplantlar: Hastaya lokal anestezi verildikten sonra plastik çubuklar yumuşak damağa implante edilir.

Yeni bir havayolu oluşturma: Diğer tedaviler başarısız olduysa ve hayatı tehdit eden ciddi uyku apnesi varsa bu ameliyat türüne ihtiyaç duyulabilir. Bu prosedürde, cerrah boyunda bir delik açar ve nefes almak için bir tüp yerleştirir. Bu açılan delik gün içerisinde kapalı tutulup, geceleri açılarak havanın ciğerlere girip çıkması sağlanmış olur.

Havayolunu temizleyerek veya genişleterek uyku apnesinin tedavisine katkı sağlayabilecek diğer ameliyat türleri şunlardır:

  • Polipleri çıkarmak için burun ameliyatı veya burun delikleri arasındaki eğriliğin düzeltilmesi
  • Genişlemiş bademcikleri veya adenoidleri çıkarma ameliyatı
  • Zayıflama ameliyatı

Uyku apnesi ameliyatlarında kullanılabilen cerrahi yöntemler şunlardır:

Transoral Robotik Cerrahi

(Robot Yardımlı Minimal İnvaziv Cerrahi):

Robotik cerrahi iki cerrahın katılımıyla gerçekleştirilen robotun özel kamerasının ve özel enstrümanlarının kullanıldığı cerrahi yöntemdir. Robotik uyku apnesi ameliyatları hastada herhangi bir kesi açılmadan ağız yoluyla gerçekleştirilir. Robotun kolları stratejik olarak hastanın ağzına yerleştirilir. Cerrah hastaya birkaç adım mesafedeki cerrah konsolunda oturarak robotun insan elinden daha fazla hareket kabiliyetine sahip enstrümanlarını yönetir. Başka bir cerrah da ameliyat boyunca konsoldaki cerraha yardımcı olmak için hastanın başında bulunur. Robotik cerrahinin kulak burun boğaz ameliyatlarındaki temel avantajı, cerrahın elinin erişemediği alanlara ağız yoluyla ve kesisiz erişmesine olanak sağlamasıdır. Ameliyatların kesisisz gerçekleştirilmesi ameliyat sonrası hastanın iyileşme sürecini kolaylaştırır ve günlük yaşantısına daha hızlı dönmesini sağlar.

Açık Cerrahi:

Açık cerrahi operasyonları açılan büyük kesilerden gerçekleştirilen ve açık cerrahi aletlerinin kullanıldığı bir cerrahi yöntemdir. Açık uyku apnesi ameliyatlarında uyku apnesinin sebebi ve sebebin kaynağının lokasyonuna bağlı olarak hastanın boğazında büyük kesiler açılır.
Bazı durumlarda çene kemiğinin kesilmesi de gerekebilir.

Endoskopik Cerrahi:

Kapalı olarak gerçekleştirilen KBB ameliyatlarında kullanılan cerrahi bir yöntemdir. Transoral robotik cerrahide olduğu gibi ağızdan gerçekleştirilen operasyonlardır. Uyku apnesinin tedavisinde de kullanılabilen bu yöntemde cerrah, ameliyat bölgesini görebileceği bir kamera ve ince, uzun, düz enstrümanları kullanır. Fakat iki operasyonda kullanılan kameraların farklılığı sebebiyle görüntü ve görülebilecek alanlar sınırlıdır.

Hangi cerrah? Hangi Hastane? Bulunduğunuz bölgeye yakın Robotik cerrahi yöntemini kullanan hastane ve cerrahların iletişim bilgilerine ulaşın.
E-mail listemize kayıt olun, Robotik Cerrahi hakkında bilgilenin.