Akciğer kanseri ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

AKCİĞER KANSERİ AMELİYATLARINDA HANGİ AMELİYAT YÖNTEMLERİ KULLANILMAKTADIR!

Akciğer kanseri ameliyatı
ve ameliyat yöntemleri
konusunda bilgilenin.

AKCİĞER KANSERİ

Akciğerler göğsün her iki tarafında bulunan ve vücudun oksijen gereksinimini sağlayan süngerimsi organlardır. Akciğer kanseri de akciğerlerde kanser oluşumudur.

Akciğer kanseri her yıl kolon, prostat, yumurtalık ve göğüs kanserlerinden daha fazla can kaybına neden olur.

Sigara içen insanların akciğer kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre daha yüksektir. Akciğer kanseri riski, sigara içilen süreye ve sigara sayısına bağlı olarak artar. Yıllarca sigara içmiş bir birey sigarayı bırakırsa akciğer kanserine yakalanma riskini azaltabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri genellikle erken evrelerinde belirti ve semptomlara neden olmaz.

Akciğer kanseri belirtileri şunları içerir:

  • Kronik öksürük
  • Öksürme şeklindeki değişiklikler
  • Öksürürken kan gelmesi
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Hırıltı
  • Ses kısıklığı
  • İstemsiz kilo kaybı
  • Kemik ağrısı
  • Baş ağrısı

AKCİĞER KANSERİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

  • Sigara kullanımı: Sigara içenlerde ve sigara dumanına sıkça maruz kalan insanlarda akciğer kanserine yakalanma riski daha yüksek olur. Sigara dumanında kansere yol açan maddeler(kanserojenler) çokça bulunur ve bu maddelerin nefesle birlikte akciğerlere dolması akciğer dokularında hasara neden olarak kanser hücrelerinin oluşumunu tetikler. Sigara kullanımının ilk evrelerinde vücut bu hasarları önleyebilir fakat sigara dumanına maruz kalma oranı arttıkça akciğer kanseri hücreleri gelişir. Sigara kullanımının akciğer kanseri riskine etkisi olsa da hiç sigara kullanmamış veya sıkça sigara dumanına maruz kalmamış kişilerde de akciğer kanseri görülebilir.

Sigara kullanımı dışında akciğer kanseri riskinde rol oynayan faktörler şunlardır:

  • Radon gazına maruz kalma: Radon, toprak, kaya ve sudaki doğal uranyumun parçalanmasıyla solunan havanın bir parçası haline gelen, kokusuz radyoaktif bir gazdır. Evler de dahil olmak üzere, herhangi bir binada güvenli olmayan radon seviyeleri birikebilir. Radon test araçlarıyla gaz seviyesinin güvenli olup olmadığı belirlenebilir.
  • Asbest ve diğer kanserojenlere maruz kalma: İş yerinde asbest ve kansere neden olduğu bilinen başka maddelere (örneğin arsenik, krom ve nikel) maruz kalan insanların (özellikle sigara kullananların) akciğer kanseri geliştirme riski artar.
  • Daha önceden akciğer kanseri geçirmiş olmak: Kanser hücrelerinin tekrarlama riski yüksektir.
  • Ailenin akciğer kanseri öyküsü: Bir ebeveyni veya kardeşi akciğer kanseri olan insanların akciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır.

AKCİĞER KANSERİNİN NEDEN OLDUĞU KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Akciğer kanseri aşağıdaki gibi komplikasyonlara neden olabilir:

  • Nefes darlığı: Akciğer kanseri olan insanlarda, tümör önemli solunum yollarını tıkarsa nefes darlığı yaşanabilir. Akciğer kanseri akciğerlerin etrafında sıvı birikmesine neden olabilir; bu da nefes alındığında etkilenen akciğerin tamamen havayla dolmasını zorlaştırır.
  • Ağızdan kan gelmesi: Akciğer kanseri, solunum yollarında kanamaya sebep olabilir ve bu da öksürmeyle birlikte vücuttan atılır.
  • Ağrı: Akciğerde ya da vücudun başka bir bölgesine yayılmış olan ileri derece akciğer kanseri ağrıya neden olabilir. Bu ağrı başlangıçta hafif ve kesintili olabilir, ancak sabit hale gelebilir. İlaçlar, radyasyon terapisi ve diğer tedaviler hastanın daha rahat hissetmesine yardımcı olabilir.
  • Göğüste sıvı birikmesi: Akciğer kanseri, göğüs boşluğundaki etkilenmiş akciğeri çevreleyen alanda sıvı birikmesine neden olabilir. Bu sıvı akciğerde tıkanıklığa neden olabilir.
  • Kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması: Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemikler gibi vücudun diğer bölgelerine yayılır (metastaz yapar). Yayılan akciğer kanseri, hangi organın etkilendiğine bağlı olarak ağrı, mide bulantısı, baş ağrısı veya diğer bulgu ve belirtilere neden olabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Akciğer kanserinin tedavisinde erken teşhis büyük önem taşır.

Akciğer kanseri teşhisinde kullanılan testler şunlardır:

  • Görüntüleme testleri: Akciğerlerin röntgen görüntüsü anormal bir kitle veya nodülü gösterebilir. Bir BT taraması, akciğerlerde röntgenle algılanamayan küçük lezyonları ortaya çıkarabilir.
  • Balgam sitolojisi: Mikroskop altında balgamın incelenmesi akciğer kanseri hücrelerinin varlığını ortaya çıkarabilir.
  • Biyopsi: Kanser hücrelerinin varlığından şüphelenilen bölgeden doku örneği alınması işlemidir. Alınan doku örneği laboratuvar ortamında incelenerek kanser hücrelerinin varlığı test edilir. Biyopsi işlemi bronkoskopi, mediastinoskopi ve iğne biyopsisi adı verilen yöntemlerle uygulanabilir.
  • Bronkoskopi: Boğazdan ciğerlere gönderilen ışıklı ve kameralı bir tüp rehberliğinde akciğerlerin anormal bölgeleri incelenebilir ve hatta bu tüpün içinden gönderilen özel aletlerle biyopsi işlemi gerçekleştirilebilir.
  • Mediastinoskopi: Boynun tabanında bir kesi açılarak göğüs kemiğinin arkasındaki lenf bezlerinden doku örneği alınması işlemidir.
  • İğne biyopsisi: Röntgen ya da bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri rehberliğinde bir iğneyle akciğer dokusundan örnek alınması işlemidir.

AKCİĞER KANSERİ HÜCRELERİNİN TÜRLERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri hücreleri yapılarına göre iki bölümde incelenir ve akciğer kanseri tedavisinde kanser hücrelerinin türleri göz önünde bulundurulur.

  • Küçük hücreli akciğer kanseri: Küçük hücreli akciğer kanseri neredeyse sadece çok sigara içen kişilerde görülür. Nadiren görülen bu tür çok hızlı büyüyüp yayıldığı için tanı konduğunda çoğunlukla vücudun başka bölümlerine yayılmış olarak bulunur.
  • Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, benzer şekilde hareket eden çeşitli akciğer kanseri tipleri için genel bir terimdir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri epitel hücreli kanser, adeno kanser ve büyük hücreli kanseri içerir.

AKCİĞER KANSERİ EVRELERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri teşhis edildiğinde, kanserin hangi evrede olduğunun bilinmesi en doğru tedaviye karar verilmesinde büyük önem taşır. Kanserin evresinde karar vermek için birtakım testler uygulanır. Kanserin akciğerin ötesine yayılmış olup olmadığını test etmek için görüntüleme testleri kullanılabilir. Bu testler arasında bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, manyetik rezonans görüntüleme (MR), pozitron emisyon tomografisi (PET) ve kemik taramaları bulunur.

Akciğer kanseri evreleri:

  • Evre I: Kanser akciğer ile sınırlıdır ve lenf düğümlerine yayılmamıştır. Tümör genelde 5 santimetreden daha küçüktür.
  • Evre II: Bu evredeki tümör 5 santimetreden büyük olabilir. 5 santimetreden küçük ama diyafram veya akciğer çevresindeki astar gibi yakın yapılara yayılmış bir tümör de olabilir. Bu evrede kanser hücreleri yakındaki lenf düğümlerine de yayılmış olabilir.
  • Aşama III. Bu evredeki tümör çok büyümüş ve akciğerlere yakın diğer organlara yayılmış olabilir. Veya bu aşamada daha küçük bir tümör akciğerlerden uzaktaki lenf bezlerinde bulunabilir.
  • Evre IV: Kanser hücreleri, etkilenen akciğeri aşarak diğer akciğere veya vücudun uzak bölgelerine yayılmıştır.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Akciğer kanserinin tedavisinde izlenecek yol belirlenirken hastanın genel sağlık durumu, kanserin türü, kanserin evresi ve hastanın tercihleri göz önünde bulundurulur. Akciğer kanseri tedavi seçenekleri genel olarak ameliyat, kemoterapi, radyasyon tedavisi ve hedefli ilaç tedavisini içerir.

Kemoterapi

Kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek amacıyla ilaç kullanımını içeren bir tedavi yöntemidir. İlerlemiş akciğer kanseri hastalarında ağrıyı geçirmek, diğer semptomları hafifletmek ve ömrü uzatmak için kullanılır. Aynı zamanda daha erken evrede teşhis edilmiş akciğer kanserinin ameliyatından sonra kalan kanser hücrelerini öldürmek için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca ameliyat öncesi tümörü küçülterek operasyon sırasında vücuttan daha kolay çıkarılmasını sağlamak amacıyla da uygulanabilir.

Radyasyon Tedavisi

Radyoterapi kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınların kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Tedavi ışınların vücut dışından kanserli bölgeye yönlendirilmesiyle veya radyoaktif kaynakların tümörün içine veya yakınındaki boşluklara iğne veya kateter yardımıyla yerleştirilmesiyle uygulanabilir (brakiterapi). Radyasyon tedavisi brakiterapi yöntemiyle uygulandığında radyoaktif kaynakların kalıcı veya geçici olarak yerleştirilmesine kanserin yerleşim yerine ve özelliklerine göre karar verilir.

Radyoterapi erken evredeki kanserlerin ameliyatı sonrasında kalan kanser hücrelerini öldürmek için veya cerrahi ile çıkarılamayacak ileri evredeki kanserlerin ağrı ve diğer belirtilerini hafifletmek için kullanılabilir. Tümörü çok küçük ebatlarda olan akciğer kanseri hastaları için stereotaktik radyoterapi bir seçenek olabilir. Bu tedavi şeklinde çok sayıda açıdan tümörlü bölgeye radyasyon ışınları gönderilir. Genellikle bir veya birkaç kez uygulanır ve küçük tümörlerde ameliyat yerine kullanılabilir.

Hedeflenen İlaç Tedavisi

Kanser hücrelerindeki spesifik anormallikler (belirli genetik mutasyonlar) belirlenerek bu anormalliklere yönelik ilaçların genellikle kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kullanıldığı tedavi yöntemidir.

Cerrahi Tedavi

Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi yöntemlerin amacı tümörü etrafındaki bir miktar sağlıklı doku ile birlikte vücuttan çıkarılmasıdır. Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi çeşitleri şunlardır:

  • Wedge – kama rezeksiyon: Akciğerden yalnızca tümörü barındıran küçük bir bölümün etrafındaki bir miktar sağlıklı doku ile birlikte çıkarılmasıdır.
  • Segmental rezeksiyon: Akciğerin daha büyük bir kısmını çıkarmak için uygulanan cerrahidir.
  • Lobektomi: Akciğerde kanserin bulunduğu lobun tamamının çıkarıldığı işlemdir.
  • Pnömonektomi: Kanserden etkilenmiş akciğerin tamamının vücuttan çıkarılmasıdır.

Cerrahi işlemler sırasında kanser hücrelerinin lenf düğümlerinde bulunup bulunmadığını test etmek için bir miktar lenf düğümü toplanarak analize gönderilir.Gönderilen lenf düğümlerinde kanser hücresine rastlanırsa test için toplanan bölgedeki tüm lenf düğümleri çıkarılır ve daha uzak bölgelerdeki lenf düğümlerinden bir miktar daha alınarak teste yollanır. Lenf düğümlerinde kanserli hücre çıktıkça bu düğümler vücuttan çıkarılır.

Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan bu operasyonlar sonrasında nefes darlığı yaşanabilir. Fakat eğer akciğerin bir kısmı çıkarılmışsa kalan akciğer dokuları zamanla genişleyerek hastanın nefes almasını kolaylaştıracaktır. Solunum egzersizleri bu süreci hızlandırabilir.

Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan operasyonlarda kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:

da Vinci Robotik Cerrahi ile Göğüs Cerrahisi Ameliyatları Nasıl Yapılır? Videoyu İzle

Robotik Cerrahi

(Robot Yardımlı Minimal İnvaziv Cerrahi):

Robotik cerrahi birkaç küçük kesi açılarak gerçekleştirilir. Robotun 540 derece dönebilen el bileği hareketlerine sahip enstrümanları ve cerraha 3 boyutlu görüntü sağlayabilen kamerası bu kesiler yardımıyla operasyon bölgesine gönderilir. Hastayla aynı odada bulunan konsol aracılığıyla, cerrahın yaptığı el hareketleri aynı zamanda robotun enstrümanlarına iletilir ve operasyon gerçekleştirilir. Tüm operasyon boyunca hastanın başında bulunan bir cerrah da operasyon süresinde konsol başındaki cerrahın ihtiyacı olduğu takdirde steril olarak hastaya veya enstrümanlara müdahale eder. Yani robotik cerrahi yönteminde hastaya 3-4 metre mesafedeki cerrah konsolundan ameliyatı yönetirken hastanın hemen yanında steril olarak bulunan cerrah da konsoldaki cerraha yardımcı olur.

Açık Cerrahi:

Açık cerrahi yönteminde akciğer kanseri operasyonları hastanın koltuk altında açılan büyük bir kesiden açık cerrahi enstrümanları kullanılarak gerçekleştirilir. Cerrah bütün ameliyat süresince hastanın başında durur. Akciğerin tamamı veya gerekli kısımlarla birlikte kanserin yayıldığı lenf düğümleri çıkarıldıktan sonra kesi kapatılarak ameliyat sonlandırılır. Açık cerrahinin en büyük avantajı cerrahın dokuları hissederek ameliyatı gerçekleştirmesidir. Bunun yanında açılan büyük yara hastanın iyileşme ve sosyal aktivitelere dönme zamanını uzatır.

Laparoskopik Cerrahi

(Minimal İnvaziv Cerrahi):

Laparoskopik cerrahi yöntemi açılan 1 cm’lik birkaç küçük delikten laparoskopik enstrümanların kullanımıyla gerçekleştirilir. Tüm ameliyat boyunca hastanın başında bir asistan durarak cerraha operasyon bölgesinin 2 boyutlu görüntüsünü sağlayan kamerayı tutar. Monitör aracılığıyla ameliyathaneye yansıtılın 2 boyutlu görüntü rehberliğinde ameliyat gerçekleştirilir. Küçük kesiler sayesinde hastanın günlük yaşantısına dönme süresi büyük kesilere göre daha kısa olur.

Hangi cerrah? Hangi Hastane? Bulunduğunuz bölgeye yakın Robotik cerrahi yöntemini kullanan hastane ve cerrahların iletişim bilgilerine ulaşın.
E-mail listemize kayıt olun, Robotik Cerrahi hakkında bilgilenin.